İçişleri Bakanlığı tarafından bundan iki hafta önce yayınlanan Teröre Karşı Koyma Yasa Tasarısının kamuda görüşülmesi süresi, dolmak üzere. Cuma günü bitecek olan sürenin sonuna kadar artık verilmiş olanlara yeni tepkilerin eklenmesi beklenmiyor. Teröre karşı yasanın getirilmesi niyeti, kamuda onaylanıyor, fakat bununla birlikte bazı sakıncalar duyuluyor.
Yasa, kamu tartışmasına sunulduğu şekli ile onaylanırsa eğer özel servisler, Internet erişim imkanını yasaklayacabilecek, ülke dışına çıkılmasına, hatta belirli kişilerle görüşmelerin yapılmasına yasak koyabilecekler. Kimlik belgelerinin kişilerden alınmasına müsaade edilecek. Ordu mensupları, yoklama, kişilerin ve mekanların aranması ve vatandaşların tutuklanması gibi polis muamelesi uygulayabilecek. Teröre karşı yönelik operasyonların sürdüğü bölgelerde vatandaşların hakları kısıtlanabilecek ve herkes getirilen kısıtlamalara katlanmakla ve yönetimlere gerekirse yardımcı olmakla yükümlü olacak. Medyaya ise “kamunun haberdar edilmesi için gerekli bilgileri anında ve değişiklik yapılmadan aktarma” yükümlülüğü getirilecek, medya kuruluşlarının özel servislerin çalışmalarına dair ayrıntı verme hakkı olmayacak.
Teröre karşı koyma önlemlerinin bazılarının böylesine sıkı olması, kamuda sert tepkilere yol açtı. Hak savunucu çevrelerde tasarıyı yazanların ülke vatandaşlarını Anayasa ile tanınan bazı temel haklarından mahrum bırakmaya çalıştıkları görüşü hakim. Yasa tasarısının insan haklarına yönelik bir saldırı olduğunu öne süren hak savunucusu av. Mihail Ekimciev, tasarının yasa olması halinde “vatandaşların hayat tarzını, alışkanlık ve değerlerini” değiştireceğini söylüyor. Özel dairelerin şimdi izin verilenden 6 kat uzun süre dinleme yapmaları ve topladıkları verileri ne için kullandıklarını rapor etme yükümlülüğünden serbest olmaları, büyük memnuniyetsizliğin duyulmasına yol açıyor. Anlaşılan tasarıyı yazanlar, ülkemizin bu konuda sahip olduğu olumsuz deneyimi göz önünde bulundurmadı.
İstihbarat çevrelerinden uzmanların da bazı sakıncaları var. İstihbarat eski şefi Kirço Kirov, Bulgaristan’ın yakınında sık sık terör eylemleri yaşanırken böyle bir yasanın bir an önce yürülüğe girmesi gerektiği görüşünü paylaşıyorsa da vatandaş haklarının kısıtlanmasının sırf terörle mücadele operasyonları sırasında hem de özel servislerin eylemlerine sık kontrolün uygulanması şartı ile kabul edilir olabileceğini öne sürdü. Yine eski istihbarat şeflerinden olan Dimo Gyaurov’un görüşü de bu yönde. Sözlerine göre olağanüstü mevzuat söz konusu olduğu için kötüye kullanmaya meydan bırakmamak için kısıtlayıcı olan bütün prosedülerin çok net ve ayrıntılı bir şekilde düzenlenmesi gerekiyor. Dimo Gyaurov’a göre de servislerin eylemleri sıkı kontrol altında olmalı ve önlem uygulamaları, Özel Yetkili Mahkemenin iznine tabi olmalı.
Terörle mücadele uzmanı olan Hristo Smolenov ise biraz farklı görüştedir – sözlerine göre hükümet teröre idari yoldan karşı koyma yasası öneriyor, oysa şimdiye kadar hiçbir ülke, idari önlemler almak yolu ile terörü yenmiş değil.
Aslında terörle mücadele amaçlı bir yasanın getirilmesine karşı değil, tasarıda devlet güvenliği adına özgürlüklerin kısıtlanması derecesine karşı tepkiler gösteriliyor. Yasa tasarısının Parlamento’da görüşülmesi sırasında da anlaşılan esas tartışma konusu bu olacak. Terörle mücadeleye yönelik ayrı bir yasanın olması gerekliliğinden şüphe duyan ve yönetimlere aşırı derecede büyük yetkilerin verilmesinin söz konusu olduğundan şüphe duyan sosyalistler bile hükümet böyle bir tasarıyı gerekli görüyorsa destek vereceklerini artık belirttiler. Yasanın geç kalmış olduğu düşüncesinde olan iktidar ise yasa tasarısının yaz mevsiminin sonuna kadar onaylanmasını ümit ediyorlar. Böyle olursa sonbaharda cumhurbaşkanı seçim kampanyasından dolayı tartışmaların gereksiz yere siyasileştirilmesinde de kaçınılacak.
Çeviri:Tanya Blagova
Üç yıldan kısa sürede üst üste 6. kez düzenlenen erken genel seçimlerin öncesinde yönetim ümitsizliğinin Bulgaristan vatandaşlarına verdiği yorgunluk aşikâr olurken son derece cılız seçim kampanyasına bakılırsa yorgunluğun siyaset alanında da..
Abdullah Öcalan cezaevinden PKK ile barış görüşmeleri teklif etti NTV’nin haberine göre müebbet hapis cezasını çeken Kürdistan İşçi Partisi (PKK) terör örgütünün lideri Abdullah Öcalan yaklaşık 4.5 sene sonra ilk defa bir akrabası..
Siyasi maratonun son üç yıldaki yedinci seçim kampanyası sona eriyor. Bu krizden çıkış mesajlarını duyduk mu veya gerçek sipariş edenlerin adının anlaşılmadığı oy ticaretine dair geleneksel haberler ve devlet makinesini “politik düşman” kavgasına..