4
Bugün Ortodoks Kilisesi inanları, Hazreti İsa’nın insanoğulları için çektiği çileleri hatırlamaya çağırıyor. Karşıdakinin acısını hissetmek gerek, çünkü her acı Hazreti İsa’nın çarmıha gerildiğini hatırlatıyor. Ve yemek yemeyi ve hatta su içmeyi unutmuş en ağır acıyı çeken bir kişi olarak, inananlar, Kutsal Cuma günü yiyecek ve suya dokunmazlar.
Böylece insanlar, kırbaçlanan, hırpalanan ve çarmıha gerilen Kurtarıcı’nın çektiği acıları paylaşmış oluyor.
Sabah erken saatte düzenlenen Kutsal Cuma Ayini’nden hemen önce kilisenin ortasındaki masanın üzerinde sembolik olarak, İsa’nın kefenle örtülü mezarı canlandırılıyor ve bu Kefen’in İsa'nın çarmıhtan indirildikten sonra bedenine sarıldığı Kefen olduğu kabul ediliyor. Kefenin üzerine İncil, Haç ve beyaz çiçekler konuyor. Dini kurallara göre, Hristiyanlar, Kutsal Cuma Ayini’nden hemen sonra Hazreti İsa’nın mezarının üstünde bulunan Kefen’inin üzerindeki el işlemeli Kurtarıcı önünde saygıyla eğilip öpüyor, daha sonar İncil’i ve Haç’ı öpüyorlar. Daha sonra mezarının üstüne çiçek koyup eğilerek mezarın altından geçiyorlar. Ardından Büyük Haç’ın, Meryem Ana ve Aziz Yuhanna ikonların önünde eğilip öptükten sonar kiliseyi terkediyorlar.
Bu yıl Bulgaristan Ortodoks Kilisesi Sen Sinod’u, Kefen önündeki törenin, ona dokunmadan, öpmeden, altından geçmeden yapılması ve ayrıca çiçek ve ıtır çiçeğin dağıtılmadan yapılmasını çağrısında bulundu.
Fotoğraflar: Darina Grigorovaİslâm dini, insan dünya ve ahiret saadeti ve huzuru, özellikle de ölümden sonra başlayan ve sonsuz bir hayat olan ahirette kurtuluş, güzel bir hayat ve yüce makamlar sağlamaktadır. Bunun gerçekleştirebilecek imkânları Allah Teâlâ insana sunmaktadır. Ama..
İslâm dini, insana faydalı olan birçok şey gibi, ateşi de nimet olarak ele almaktadır. Çünkü ateş sayesinde insan ısınmaktadır, yemeğini pişirmektedir ve karanlıktan aydınlığa kavuşmaktadır. Böyle önemli bir nimet olan ateşi Kur’ân-ı Kerim..
Kur’ân-ı Kerim’de kendisinden söz edilen ve hatta ismini taşıyan bir sure bulunan önemli ve gizemli bir şahsiyet vardır. Lokman adını taşıyan ve hakkında neredeyse bilgi bulunmayan bu şahsiyet, Kur’ân-ı Kerim’in 31. suresi olan 34 ayetlik Lokman..