İnsanın kısa yeryüzü macerası zorluklarla dolu olmakla beraber geldiği yeri unutmaması ve gideceği yeri de her zaman aklında tutması ile bu zorlukları Allah'ın izniyle aşabilecek donanımdadır. Bu noktada son derece önemli olan husus, insan dünyaya karşı nasıl bir tavır alacağıdır.
Bu konuda İslâm bize, her hususta olduğu gibi, yol göstermektedir. Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed bu konuda da canlı örneğimizdir. Kur'ân ve Peygamber Efendimizin ortaya koyduğu bütün ilkeler birlikte değerlendirildiğinde insandan dünya ile ilişkisinde beklenen mutedil, vasatî bir tavırdır. Bu ise özetle, ahirete, yani bu dünya serüvenimizden sonra mutlaka gideceğimiz yurdumuza hazırlanmak, hatta ebedî ahiret yurdumuzu bu dünyada yaptıklarımız ile inşa etmek, bunu yaparken de dünyayı mamur, yaşanır bir iyilik ve barış yurduna dönüştürüp nasibimizi almaktır. Velhasıl dünyayı ahiretin tarlası olarak görüp güzelce bakımını yaparak meyvelerini bu dünyada da ahirette de doya doya yemektir. Bunları yaparken bizi var edeni ve eninde sonunda huzuruna çıkacağımız Yüceler Yücesini unutmamak ve bütün varlığımızla Ona bağlanmaktır.
Deliorman’da “Bırak şu nekesi...” dediklerini bazı büyüklerimizden duyardım. Bu ifadenin ne demek olduğunu tam anlamadığım hâşde olumsuz bir anlam taşıdığını fark etmiştim. Aslında “nekes”in Farsçadaki “nâ-kes” kelimesinden geldiğini ve harfıyen tercüme..
Muharrem ayını genelde Aşure Günü veya aşure yemeği ile özdeşleştiririz. Oysa Muharrem ayı sadece Aşure değil, Aşure ise sadece bir yemek değil... Mâh-ı Muharrem geldi mi bir taraftan Müslümanlar mâtem havasına girer. Çünkü Muharrem ayı Kerbelâ’da..
Bilindiği üzere Bulgaristan Başmüftülüğü idaresinde bölge müftülükleri, her bölgede yaz günleri Kur’ân kursu düzenlemektedir. Genellikle Temmuz ve Ağustos aylarında düzenlenen ve aslında sadece Kur’ân öğretme kursu olmayıp temel İslâmî bilgileri..