İslâm’ın esasında vahiy vardır. Vahiy, Allah’ın kelâmı Kur’ân-ı Kerim ve Hazreti Muhammed’in sünneti olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunlar İslâm’ın ana gövdesini teşkil eden naslar/kutsal metinlerdir. Bunların yorumlanmasını ve anlaşılmasını sağlayan ise akıldır. O yüzden nakil olarak adlandırılan Kur’ân ve hadisleri belirli ilkelere dayanarak akılla yorumlamak son derece önemlidir. İslâm tarihi içerisinde bunu gerçekleştirmek için İslâm alimleri ana ilkelere dayanarak ikincil yöntemler, çözüm üretici deliller geliştirmişlerdir. Ferî deliller olarak adlandırılan bu yorum yöntemleri ele alınacaktır.
Arkeologlar, Bulgaristan'ın kuzeybatısında Ritsaria (Ratiaria) antik kentindeki Roma hamamının yeraltı altyapısının bir kısmını keşfettiler. Kent, I. yüzyılda bugünkü Archar köyü bölgesinde kurulmuş ve 586 yılında Avarlar tarafından yıkılmıştır...
Allah’ın insanlar için ikramlarından biri berekettir. Bu nimet, O’nun sıfat ve isimlerinin tecellisidir. Zira Kur’ân-ı Kerim’de Yüce Allah kendisini söyle tanıtır: “Ne yücedir o ki mülk onun elinde ve o her şeye kadirdir”. Buradaki yücelik ise “tebârek”..
Beyt-i mâmur istersen ol dil-i rânâyı gör Mescid-i Aksâ dilersen dergeh-i Mevlâ’yı gör Feyz-i esmâ ile kıldı seni Ol âyine çün Gör ne suret gösterir âyine ecillâyı gör Bî-cihet ol her cihetten vech-i Hak ede zuhur Bunca vechin arasında..