Ölüm haktır... Her canlı ölümü tadacaktır. Bu hakikati hiç kimse inkâr edemiyor. Allah’ın hikmeti gereği ölümü hiç bir canlı atlatamayacak, bu gerçeği aşamayacaktır. Dolayısıyla ölümü alt etmek, ölüme kafa tutmak yerine ölüm ile yüzleşmeye hazırlanmak en akıllı tutumdur.
Hiç kimsenin inkâr edemediği ölüm hakikatinden sonra ne olacağı hususunda insanlar, dinler, ideolojiler vs. farklı görüşlere sahiptir. Ama genel olarak bakıldığında dinler ölümden sonra bir hayat olduğunu kabul etmektedir, insanların çoğu da o yönde inanmaktadır. Bu da doğal bir şey, çünkü insanın özünde, doğasında sonsuz bir hayat düşünce ve özlemi vardır. Dinler bu özlemi karşılayacak yolları farklı şekillerde insanlara sunmaktadır ve bu da genellikle ölümden sonra dirilmeyle ilgilidir. Ancak ölüm sonrasında yaşanacaklar konusunda dinlerin farklı yorumları söz konusudur.
Allah’ın insanlığa gönderdiği son mesajın ortaya koyduğu İslâm dini de ölümden sonra bir hayat olduğunu, bunun kabir hayatı, kıyamet sahneleri, mahşer günü, cennet ve cehennem hayatı olarak yaşanacağını öğretmektedir ve genel anlamıyla bütün bunları ahiret günü olarak adlandırmaktadır. Her Müslüman bunları, kaynağın Allah’ın vahyi olan bilgiler ve hakikat olarak kabul etmektedir, can u gönülden inanmaktadır. Dünyadaki geçici hayatını da buna göre dizayn etme gayret ederek ebedî ahiret hayatını saadet içerisinde geçirmeyi arzu etmektedir. Bunun yolunun da iyi bir dünya hayatından, bugünü Allah’ın rızasına muvafık olarak yaşamaktan geçtiğini bilmektedir. Zira “dünya ahiretin tarlasıdır” sözleri her gün kulaklarında çınlamaktadır.
Arkeologlar, Bulgaristan'ın kuzeybatısında Ritsaria (Ratiaria) antik kentindeki Roma hamamının yeraltı altyapısının bir kısmını keşfettiler. Kent, I. yüzyılda bugünkü Archar köyü bölgesinde kurulmuş ve 586 yılında Avarlar tarafından yıkılmıştır...
Allah’ın insanlar için ikramlarından biri berekettir. Bu nimet, O’nun sıfat ve isimlerinin tecellisidir. Zira Kur’ân-ı Kerim’de Yüce Allah kendisini söyle tanıtır: “Ne yücedir o ki mülk onun elinde ve o her şeye kadirdir”. Buradaki yücelik ise “tebârek”..
Beyt-i mâmur istersen ol dil-i rânâyı gör Mescid-i Aksâ dilersen dergeh-i Mevlâ’yı gör Feyz-i esmâ ile kıldı seni Ol âyine çün Gör ne suret gösterir âyine ecillâyı gör Bî-cihet ol her cihetten vech-i Hak ede zuhur Bunca vechin arasında..