Hz. İsa’dan önce 4. yüzyılın ikinci yarısından çok kıymetli, altın kaplamalı bir Trak göğüslüğü 22 Şubat’ta Sofya’nın Ulusal Tarih Müzesi'nde sergilenecek. Savaşlarda göğsü korumak için kullanılan bu zırh sayesinde topraklarımızda kadim zamanlardaki erlerin parlak oluşunu görebiliriz. Bu göğüslük Trakların askeri donanımının fevkalade güzel bir örneğidir. Nitekim, göğüslüğün işlenmesi, süs rolünden başka sırf koruma işlevi olduğunu da gösteriyor.

Bu paha biçilmez artefakt daha 1995 yılında Kazanlık ilindeki ‘Tsvyatkova mogila’ mevkiindeki kazılar sırasında Dr. Georgi Kitov ile Gavril Lazov yönetimindeki ekip tarafından bulundu. Bunun yanısıra birçok ok ucu, at iskeleti ve at takım kısımları ortaya çıkarıldı. Göğüslüğün gömülen bir atlının mezarındaki hediyelerden biri olduğu tahmin ediliyor.

2020 yılında Ulusal Tarih Müzesi’nden Pavlina Devlova yönetiminde bir ekip bu artefaktın grafik ve maddi rekonstrüksiyonunu gerçekleştirdi.
Derleyen: Veneta Nikolova
Çeviri: Neli Dimitrova
Fotoğraflar: Ulusal Tarih Müzesi
Arkeologlar, Bulgaristan'ın kuzeybatısında Ritsaria (Ratiaria) antik kentindeki Roma hamamının yeraltı altyapısının bir kısmını keşfettiler. Kent, I. yüzyılda bugünkü Archar köyü bölgesinde kurulmuş ve 586 yılında Avarlar tarafından yıkılmıştır...
Allah’ın insanlar için ikramlarından biri berekettir. Bu nimet, O’nun sıfat ve isimlerinin tecellisidir. Zira Kur’ân-ı Kerim’de Yüce Allah kendisini söyle tanıtır: “Ne yücedir o ki mülk onun elinde ve o her şeye kadirdir”. Buradaki yücelik ise “tebârek”..
Beyt-i mâmur istersen ol dil-i rânâyı gör Mescid-i Aksâ dilersen dergeh-i Mevlâ’yı gör Feyz-i esmâ ile kıldı seni Ol âyine çün Gör ne suret gösterir âyine ecillâyı gör Bî-cihet ol her cihetten vech-i Hak ede zuhur Bunca vechin arasında..