Diriliş öncesi son günleri en peki İsa’nın çektiği acılarla bağdaştırıyoruz, bütün insanlığın günahlarını üzerine alan İsa, tekrar insanlığı Tanrı’ya kazandırmak üzere kendini feda ediyor. Bu acıların doruğunu Kutsal Cuma oluşturuyor. Kutsal Hafta, Büyük Perhiz’in son haftası, Hazreti İsa’nın çarmıha gerilmeden önce geçirdiği en güç günlerini simgeliyor. Acı ve ızdırap dolu bu günler, inananlara Hazreti İsa’nın insanoğlu adına fedakarlığını hatırlatıyor. Bu acıların doruğunu ise, Kutsal Cuma oluşturuyor. O günde İsa, suçlandı, dövüldü, ona dikenli taç konuldu, alay edildi onunla, çarmıha gerildi ve gömüldü.
Bu günlerde Kilise bütün inanları, İsa’nın acılarıyla dayanışma içinde olmaya çağırır. Kurtarıcı bütün bu ızdırapları insanoğlunun kurtuluşu için yaşamış. O günlerde okunan dini şarkılar ve ilahiler, birçok sembolle dolu bu olayları ve acıları anlamak için bir zemin oluşturuyor. Hazreti İsa, Kutsal Üçlü’nün ikinci yüzü olup, sadece ve bir tek insanoğluna duyduğu sevgiden dolayı yeryüzüne gelir. Kutsal Cuma, İncil haftasının 6. gününe denk gelir. Bu gün Hazreti Adem’in ağaca el uzattığı, “iyilik ve “kötülük” tanımlamalarının yapıldığı güne denk gelir. Tanrı’nın yasaklarına rağmen elmayı koparır Adem. Bundan dolayı İsa, haftanın 6. günü acılara katlanır, ilk adam Adem’i af ettirmek için kendisini feda eder. O yüzden Kilise İsa’ya “İkinci Adem” unvanını verir.
Bütün bu acıları Kurtarıcı, Aşk uğruna yaşar- Hristiyanlığın en büyük özellik ve duygusudur Aşk ve Sevgi. Hristiyan alemi, her yıl Büyük Perhiz’in sonunda, karanlık güçlerin karşısında ışığın galibiyetini, yani Hazreti İsa’nın Dirilişini, heyecanla bekliyor.
İşte Hazreti İsa’nın çarmıha çektiği çilelerin amacı da bu, tüm günahlara kefaret vermektir. Bugün bundan dolayı Kilise tüm insanları Kurtarıcının fedakarlığını hatırlamaları için çağrıda bulunuyor.
Hristiyan geleneğine göre, İsa’nın çarmıha gerildiği gün, Kutsal Cuma’da tam perhiz tutulur, ayine kadar bir şey yenmez. Yaşlılara, hastalara, güçsüzlere sadece ekmek ve su yemelerine izin verilir. Bu büyük pişmanlık ve af günüdür. İsa’nın çektiği ızdıraplara şükran belirtme günüdür. Gerçekten inanan kişiler yemeği düşünmeden, İsa’nın çarmıhta çektiği acıları ve O’nun ölümünü düşünme günüdür.
Bütün Perhiz boyunca olduğu gibi, Diriliş öncesi günlerde de Hristiyanlar ruhun, düşüncelerin, duyguların, niyetlerinin en peki de eylemlerinin temizliğine dikkat etmektedir.
Çeviri: Sevda Dükkancı
İnsanı en güzel bir surette yaratan ve yarattıklarının en şereflisi makamına oturtan Cenâb-ı Allah, onun üstünlük ve zayıflıklarını da bilmektedir. İnsanın üstün vasıflarını korumak, eksik taraflarını tamamlamak ve yanlış yola gitmesninin önünü almak..
İslâm dini yeryüzüne çöken karanlığı yarıp insanlığa muhtaç olduğu aydınlığı göndermediği dönemde dünyaya gelerek melekleri ve insanları sevindiren nurlu yetim Hazreti Muhammed (s.a.s.), önce babadan, sonra da anadan yetim kalınca dedesinin himayesinde..
İslâm dini, her insanı belirli hak ve sorumluluklar taşıyan bir şahsiyet olarak kabul eder. Her şeyin sahibi olan ve Mâlikü’l-mülk ismini taşıyan bütün mülkün mutlak sahibi Cenâb-ı Allah, mahlûktın en şereflisi olarak yarattığı insana mülkü üzerinde..