İnsanın kısa yeryüzü macerası zorluklarla dolu olmakla beraber geldiği yeri unutmaması ve gideceği yeri de her zaman aklında tutması ile bu zorlukları Allah'ın izniyle aşabilecek donanımdadır. Bu noktada son derece önemli olan husus, insan dünyaya karşı nasıl bir tavır alacağıdır.
Bu konuda İslâm bize, her hususta olduğu gibi, yol göstermektedir. Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed bu konuda da canlı örneğimizdir. Kur'ân ve Peygamber Efendimizin ortaya koyduğu bütün ilkeler birlikte değerlendirildiğinde insandan dünya ile ilişkisinde beklenen mutedil, vasatî bir tavırdır. Bu ise özetle, ahirete, yani bu dünya serüvenimizden sonra mutlaka gideceğimiz yurdumuza hazırlanmak, hatta ebedî ahiret yurdumuzu bu dünyada yaptıklarımız ile inşa etmek, bunu yaparken de dünyayı mamur, yaşanır bir iyilik ve barış yurduna dönüştürüp nasibimizi almaktır. Velhasıl dünyayı ahiretin tarlası olarak görüp güzelce bakımını yaparak meyvelerini bu dünyada da ahirette de doya doya yemektir. Bunları yaparken bizi var edeni ve eninde sonunda huzuruna çıkacağımız Yüceler Yücesini unutmamak ve bütün varlığımızla Ona bağlanmaktır.
Cuma öğleden sonra dini konulardaki sohbetimizde Vedat Ahmet ile birliktesiniz.
İslâm dinine göre insan mükerrem, hürmet edilen ve saygın bir varlıktır. İnsanın saygınlığı, Allah tarafından yaratılmış olmasından kaynaklanmaktadır. İnsanın saygınlığı açısından kendi saygınlığını koruyup korumaması pek de önemli değil, o onu..
22 Eylül 1908'de Prens I. Ferdinand, bağımsızlık bildirgesi ile Bulgaristan'ın bağımsızlığını ilan etti ve böylece Üçüncü Bulgar Çarlığı'nın temellerini attı. Bu tarihi olay eski başkent Veliko Tırnovo'da Kırk Azizler Kilisesi’nde gerçekleştirildi, Prens..