Günün Programı
Yazı Boyutu
Bulgaristan Ulusal Radyosu © 2026 Tüm hakları saklıdır

“Şu Kazanlık yollarından sık sık geçen ben oldum, gül toplayan kızlara yürekten aşık oldum...”

| Güncelleme 24.08.2020 13:02
Photo: pixabay

Bulgaristan Radyosu dinleyicileri, “Şu Kazanlık yollarında” türküsüyle  tanıdı ve sevdi Şumen’in Vılnari köyünden ses sanatçısı Vehbi İsmailov’u.

Dönemin Sofya Radyosu’na gelişine dair her ses sanatçımızın bir hikayesi vardır- gerek türkü yarışması, gerekse tiyatro sayesinde keşfedilen güzel sesler, bir anda Sofya Radyosunun Birinci Studyosunda buluverdi kendini. Zamanın yönetmenleri Boyan Nankov, Dimitar Dinev ve Turgut Şinikarov’un titiz çalışmaları ve özel olarak ülkenin farklı bölgelerinden gelen en iyi saz ustaları eşliğinde, ortaya binlerce güzel kayıt çıktı ve bugün bütün bu eserler de Bulgaristan Radyosu’nun paha biçilemez mirasıdır.

Vılnari köyünden Vehbi İsmailov Hasanov’un hikayesi de diğer ses sanatçılarımızınkinden pek farklı değil.

Radyomuza konuşan Vehbi İsmailov “29 Nisan 1979 yılını hiçbir zaman unutmayacağım. Bu tarih hayatımda dönüm noktası oldu. O zamanlar Tolbuhin, bugün Dobriç ismini taşıyan şehirde ses yarışmaları vardı. Dimitar Dinev, Turgut Şinikarov ve Sabahattin Bayramov, bu yarışmaya özel olarak Sofya Radyosu’ndan geldiler. Orada tek bir türkü seslendirdim ve ardından Turgut Şinikarov “Seni Sofya Radyosu’na davet edeceğiz ve orada kayıt yapacağız” dedi. Tam da öyle oldu. Ben Şumen’den uçağı bindim ve soluğumu Sofya Radyosu’nda aldım. Beni orada Turgut Şinikarov bizzat  karşıladı ve kayıtlar boyunca benimle ilgilendi. Şinikarov’un benim sesimden çok sevdiği “Şehriban”  türküsü vardır:

Evlerim önünde Şehriban,
yaban asması hey, aman, aman
dokülür yaparağı kalır asması...

Ses sanatçısı, yıllar öncesi yönettiği  Vılnari köyü heveskâr folklor grubunun anılarını da paylaşmadan geçemiyor: “Bir sezonda tam 47 köye misafir olduk ve sahne aldık. Şumen Tiyatrosu ses sanatçılarından Emel Tabakova, bunu duyunca “Ne Şumen, ne Razgrad, ne de Kırcali Tiyatrosu bu kadar köyde konser verebilmiştir. Bunu siz başarmışsınız” dedi.

Şumen’in Vılnari köyünden ses sanatçımız Vehbi İsmailov, sözüm ona “ilk sahne çıkışını” da hatırlıyor: “Üçüncü sınıf idim, öğretmenimiz sesimi keşfetmiş olacak ki, benden sınıf önünde türkü söylememi istedi. “Ama, hocam, ben çok utanıyorum, dedim. O da, bana “Sen geç kara tahtanın arkasına (o yıllarda kara tahtalar sabit duvarda çivili değildi, ayaklı ve her yere taşınabilinirdi) ve türkünü orada söyle” dedi. Ben de hiç unutmam Ahmet Cumalı’nın “Kır beygiri nallatalım, bin taligaya anlatalım...” türküsünü ilk defa kalabalık önünde söylediğim türkü oldu... Röportajın devamını ekteki linkten dinleyebilirsiniz.


Eski bantlar. Foto: Şevkiye Çakır

Hazırlayan: Şevkiye Çakır



Последвайте ни и в Google News Showcase, за да научите най-важното от деня!

Kategorideki diğer yazılar

İnsanın hem ayağını hem içini ısıtan yün çoraplar

“ Ayağını sıcak, mideni hafif, başını serin tut !” sözünü bilmeyen yok. Ayakların sıcak tutulması konusunda ise el yapımı örme çoraplardan iyisi yoktur . Şumen’in Veliki Preslav bulvarında bulunan semt pazarında meyve ve sebze satan Didka..

Eklenme 26.11.2025 05:10

Avro’ya geçiş ülke halkı için endişe, yabancılar için ise cazibe kaynağıdır

1 Ocak 2026 tarihi itibari ile Bulgaristan’da Avro’nun tedavüle girecek olması ile ilgili Bulgaristan vatandaşlarının tepkileri epey farklı. Bazıları korku ve kuşku duyarken diğerleri AB’nin tek para birimine geçilmesinden dolayı sevinçlidir...

Eklenme 24.11.2025 05:05

Yasenovets köyünde 8 yıl aradan sonra eczane açıldı

Razgrad’ın Yasenovets köyünde uzun yıllar süren gayretler sonucu 8 sene kapalı kalan eczane, kapılarını yine halka açtı . Bir sonraki hedef, sağlık ocağının yenilenmesi ve haftada iki kere insanları muayene edecek olan uzman doktorların çekilmesi..

Eklenme 18.11.2025 05:10